Takip eden belge daha önceden notlarım arasına kopyaladığım, değerli bulduğum bir çeviridir.
Meraklı silah sever dostlarımızın da bu ilginç konu hakkında bilgilenmesi için aralara bazı bilgileri de katarak şimdi sizlere bir makale derlemesi sunuyorum daha sonra bu işe derinlemesine de bakacağız…


Sniper avcıları
Kosova’daki Fransız KFOR birliğinde “anti-sniper”lar göreve başladı. Dünyanın en keskin nişancılarından oluşan anti-sniper’lar, insanları uzaktan kalleşçe avlayan Sırp sniper’ları avlıyorlar. Fransız Deniz Piyadeleri’ne (RIMA) bağlı 3’üncü bölüğün keskin nişancıları, hem Fransız askerlerini, hem de sokaktaki çoğu Arnavut, masum insanları, Sırp sniper’lardan koruyorlar.
Saraybosna halkı, “sniper” adı verilen keskin nişancılardan çok çekmişti. Kentin Sırp kesimindeki binaların üst katlarına saklanan Sırp keskin nişancılar, ellerindeki uzun menzilli tüfeklerle çoluk çocuk, kadın erkek demeden, sokaktan masum insanları kalleşçe öldürüyorlardı. Öyle ki Saraybosna’da herhangi bir sokakta yürümek, “intihar” etmekle eşanlamlı hale gelmişti.

Bosna’da artık barış var ve o korkunç günler geride kaldı. Ama sniper kalleşliği, bu kez de Kosova halkını ve burada görev yapan KFOR askerleri hedef aldı. Mitrovica’da yılbaşından bu yana, tam 50 asker, İbar ırmağının karşı kıyısından gelen sniper kurşunlarına hedef oldu.

EN KESKİN NİŞANCILAR

KFOR’da görev yapan Fransızlar, Sırp sniper’lara karşı özel bir birlik kurdular. Özel olarak yetiştirilen Fransız keskin nişancıları “en iyiler” arasından seçiliyor ve şu niteliklere sahip olmaları isteniyor:

Her şeyden önce çok iyi bir nişancı olmak, askeri açıdan (her konuda) bilgili olmak, Mükemmel bir zihinsel ve fizik güç, kararlılık, hem yalnız, hem ekip çalışmasına uygunluk , girişimcilik ve sigara kullanmamak.

BİR KURŞUN, BİR ÖLÜ

Fransa’nın en çok okunan dergilerinden VSD, son sayısında “anti-sniper”ları geniş olarak işledi. Dergideki yazıya göre Fransız anti-sniper’ları, bir İngiliz subayı yetiştiriyor. Aslında sniper’lık İngiltere’de bir uzmanlık haline gelmişti. İrlanda’da süren terör nedeniyle kraliyet askerleri, Belfast’ta 1973’ten beri her gün gerçek mühimmatla eğitim yapıyorlar. İngiliz ordusunun en iyi keskin nişancılarını da Galler Prensesi’nin (Leydi Di) 1’inci Kraliyet Taburu yetiştiriyor. Bu ünlü taburun “basic sniper” (keskin nişancılığın temeli) denilen eğitimi 6 hafta sürüyor. Bu 6 haftada 7 temel eğitim veriliyor:

  1. Balistik, silahların niteliği gibi genel temel bilgiler
  2. Topografi
  3. Yaklaşma teknikleri
  4. Gözetleme
  5. Kamuflaj
  6. Mesafe tayini
  7. Atış ve vuruş

Bu son konuda keskin nişancıların hedefi ise “One shot, one kill” yani “bir kurşun, bir ölü!..”

KENT SAVAŞLARI

Anti-sniper timi, kendini kanıtlamış durumda. Örneğin geçen 13 Şubat günü, Mitroviça’da çıkan çatışmalar sırasında, bir Fransız keskin nişancı, İbar nehrinin karşı kıyısından gelebilecek tehlikeyi sezerek bir binanın çatısında mevzilendi. Fransız askerleri “Böyle bir kalabalık toplandı mı, sniper’lar fırsatı kaçırmaz” diye konuşuyorlar. Anti-sniper Fransız askeri, en çok bir saat bekledi. Sonunda bir sniper hedefe girdi. Tam aşağıdan geçen insanlara nişan aldığı sırada, Fransız askeri tetiğe bastı. Tek kurşunla işini bitirip kalktığı sırada, VSD Dergisi’nin muhabiri “Nasıl bu kadar soğukkanlı olabiliyorsunuz? Bir adam öldürdünüz, hiç bir şey olmamış gibi birliğinize döneceksiniz?” diye sordu. Anti-sniper Fransız, şu cevabı verdi: Öldürdüğüm herhangi birisi değil. Bir duvarın arkasına saklanıp dünbünlü tüfekle masum insanları vuran, sonra da bara gidip arkadaşlarıyla bira içen bir çirkef…

1800 metreden tek kurşunla,ABD’li ve İngiliz uzmanlara göre Fransız yapımı “PGM 12.7” dünyanın tartışmasız en iyi uzun mesafe atış tüfeği. 1800 metreye kadar keskin nişan imkanı veriyor, ancak biraz ağır (17 kg).PGM 12.7model tüfek 10 kere büyüten Scrom dürbünlü ve namlu ağzı geri tepmeyi asgariye indirecek şekilde yapııyor.

Sadece 7 kere büyütmesine rağmen mesafeyi ve açıları çok doğru hesaplama imkanı veriyor.

Bushnell tüfek dürbünü 22 kere büyütüyor ve hedefin mesafesi ve pozisyonu hakkında bilgi veriyor.

En çok 7 kurşun Şarjör en fazla 7 fişek alıyor. Fişekler çeşitli tiplerde olabiliyor

Ölçüm aletleri

Altimetre-termometre, anenometre ve hesap makinesi (soldan sağa). Bu aletler, irtifayı, ısıyı, rüzgarın hızını, hedefin mesafesini ve kullanılan mühimmatı dikkate alarak nişan hesaplarını yapmayı sağlıyor. Anti-sniper’ın hedefi tek kurşunla vurmaktan başka şansı yok.

Kent savaşı tekniği

Sniper’lar 3 kişilik iki tim oluşturuyor: Birinci timde atış için hesapları yapan 2 ateşçi ve 1 keskin nişancı bulunuyor. İkinci tim ise, birinci timi muhtemel sniper’lara karşı koruyor.

Alıntı Hurriyet Gazetesi 24.03.2000 1998 Nisan ayında Hain PKK’nın önemli kişilerinden Şemdin Sakıkı,Irakın derinliklerindeki Dohuktan çok başarılı bir operasyonla ele geçirip TÜRKİYE’ye getirmişlerdir.Operasyon 2 adet Black Hawk helikopterleriyle yapılmıştır.BU operasyon Bordo Berelilerin ne kadar bir elit birlik olduğunu göstermiştir.

ÖZELLİKLERİ

  1. Subay ve Astsubaylardan oluşuyor
  2. Üç-üçbuçuk yıl eğitim alıyorlar
  3. Gönüllülük esasına göre seçiliyorlar
  4. Yurt içinde 72 haftalık temel nitelikli kursları var
  5. Daha sonra ihtisas alanına göre 10-52 hafta arasında değişen yurt içi ve yurt dışı ihtisas eğitimleri var.

A- YURT İÇİ TEMEL KURSLARI

  • Muharebe temel eğitimi
  • Göğüs göğüse muharebe
  • Uzak mesafeli keşif devriye
  • Sızma
  • Teşhis ve tanıma
  • Hayatı idame
  • Kaçma kurtulma
  • Hedef atrifi, Ateş tanzimi
  • Psikolojik Harekat
  • Tahrip
  • Paraşüt
  • Kurbağa adam
  • Gayri nizami savaş
  • Özel harekat türleri konularında eğitilirler.

B-İHTİSAS KURSLARI

  • Yer ekip komutanlığı
  • Tahrip teknikleri.mayın ve bubi tuzakları
  • İlk yardım
  • Cerrahi müdahale teknikleri
  • Mühimmat imha
  • Hafif ve ağır silah uzmanlığı
  • İstihbarat uzmanlığı
  • Muhabere kursları
  • Psikolojik harekat kursları

C-YURT DIŞI KURSLARI

  • Ranger
  • Hava İndirme
  • Sivil İşler
  • Halkla İlişkiler
  • Hayatı İdame
  • Psikolojik harekat

Tümü iyi paraşütçüdür. Çeşitli yabancı dilleri iyi bilirler.

“ONLAR İSİMSİZ KAHRAMANDIRLAR”

Seçkin askerler
Birliklerinde üstün bir performans, başarı gösteren subay ve astsubaylarla uzman erbaş ve erlerden seçilen Özel Kuvvetler Komutanlığı timleri “Bordo bereliler”, çok özel bir eğitimden geçiriliyor. Her türlü koşula karşı eğitilen timler, A ve B timleri olarak iki birimde örgütleniyor. A timleri sadece subaylardan, B timleri ise bir subay komutasında astsubaylardan oluşuyor.
Özel Kuvvetler, TSK’nın seçkin askerlerinin toplandığı bir bölüm olarak en kritik görevlerde harekete geçiyor.

TSK’nın yeniden yapılanmasıyla, 1992’de teşkilatlandırılan Özel Kuvvetler Komutanlığı, dünyadaki bütün demokratik ülkelerin benzer kuruluşları gibi görev yapıyor. Özel Kuvvetler Komutanlığı personeli, Sualtı Taarruz (SAT), Sualtı Savunma (SAS), Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi, 1. Komando Tugayı, 2. Komando Tugayı, Bolu Dağ ve Komando Tugayı, Midyat 3. Komando Tugayı, Foça Amfibi Deniz Piyade Tugayı, Foça Jandarma Komando Okulu’nda üstün başarı gösterenler arasından titizlikle seçiliyor.

Her zaman her yerde göreve hazır

Özel Kuvvet mensupları, her yerde, her zaman ve her şekilde mücadele kabiliyetini, sürekli ve zorlu eğitimlerle kazanıyorlar. Karadan, havadan, su üstünden, su altından, ortam ne olursa olsun, hedefe daima ulaşıyorlar. Her olasılığa karşı daima hazır bulunan bordo bereliler, her türlü iklim ve doğa koşullarında görev yapabiliyor. Bu personel, en gelişmiş silah ve teçhizatlarla donatılmış. En modern silahları ustaca kullanabiliyorlar. Dünyadaki ünlü timlerle aynı becerilere sahip olan bordo bereliler, en vahşi doğa koşullarında bile yiyeceklerini temin edebiliyorlar.

Özel Kuvvetler seferde; düşman derinliklerinde bilgi toplamak, hedef belirlemek, taktik akın ve pusular uygulamak ve düşman işgalinde kalmış bölgelerde mukavemet harekatını başlatmak amacıyla kurulmuş bulunuyor.

Özel Kuvvetler’de görevli personelin yeteneklerini artırmak üzere, NATO üyesi ülkelerin özel birlikleriyle taktik ve teknik bilgi alışverişi, teknik malzeme ve müşterek eğitim alanlarında işbirliği yapılıyor.

Ayrıca bordo bereliler “güven atışı eğitimi” alan birliklerdendir. Nedir bu güven atışı?

  • iki adet bordo bereli karşı karşıya geçer.
  • ilk önce ikiliden birisi başının üzerinde kitap büyüklüğünde bir hedef tutar.
  • diğer bordo bereli iki elinde iki tabancayla yürüyerek o hedefe gerçek mühimmatla ateş eder.
  • yolun yarısına geldiğinde arkasını dönüp, tabancaları bacaklarının arasından hedefe doğru sıkmaya devam eder.
    fişekler bitince roller değişir, bu kez ateş eden kişi hedefi tutar, atış sırası diğerine gelir.
    bu eğitim her gün yapılır.

Sadece aldıkları bu eğitim bile ne kadar zor bir eğitimden geçtiklerini göstermeye yetebilir bence, ayrıca aldıkları 3,5 yıllık eğitim temel eğitimleri, yani eğitimleri hiç bitmiyor sürekli hazır olmak için her gün bu eğitimler devam ediyor. Benim merak ettiğim madem bu kadar yetenekliler neden fazla operasyonlarını duymuyoruz. Bu konuyla alakalı yine bir alıntı yapacağım.

Yazıma İngiliz İstihbaratından bir söz alıntısı ile başlamak istiyorum. “En İyi Operasyonlar Hiç Duyulmayanlardır” Bundan da anlaşılacağı gibi her şeyi bilemememiz bu işin doğası gereği.
Kanımca Özel Kuvvet (yazımda kısaca ÖK diyeceğim) görev gücünün asli görevleri tam olarak anlaşılmış değil veya ben öyle anladım. Bordo bere veya ÖK diyince aklımıza muazzam kamuflaj ve silahlarla donatılmış rambolar aklımıza geliyor. Oysa bu tam anlamıyla ÖK’ların görev ve niteliklerini yansıtmıyor. ÖK görev gücü Gayri Nizami Harp görevini yerine getirmek için kurulmuş özel birliklerdir. Bu birlikler sınır içinde ve özellikle dışında operasyon yürütecek bilgi ve beceri ile donatılmışlardır. Görevleri -Düşman hatlarının ardına sızmak, yerel halkı (gerilla) psikolojik ve politik telkinlerle örgütlemek, eğitmek ve askeri açıdan donatmak, düşmanın stratejik hedeflerine yönelik gerilla oprasyonlarını planlamak (zaruriyse yönetmek) dost gerillarla ana vatan arasında kordinasyonu sağlamak vb. Tüm bunların yanında

  • Yurt içinde ve dışında psikolojik harp operasyonları gerçekleştirmek.
  • İhtiyaç duyulan alanlarda askeri istihbarat yapmak. “Bilgi Topla-Getir Operasyonları”
  • İhtiyaç duyulanı getirmek “Bul-Getir Operasyonları” (Bu bir kaçağı sınır ötesinde yakalamak “Şemdin SAKIK vb” veya sınır ötesinden bir belgeyi veya bir dostu gayri yollarla yurda sokmak şeklinde de olabilir.)
  • Stratejik hedeflere yönelik saldırılar düzenlemek. (Sabotaj veya sukast vb)
  • Düşmanı yıldıracak, moralini bozacak operasyonlar yapmak.vb
    diye uzayarak gider.

Burada en önemli husus bu birliklere yukarıda saydığım çerçeve içinde hedefler göstermektir. Eğer bu hedefleri gösteremiyor. Siyasi ve maddi açıdan bu birlikleri destekleyemiyorsanız. Milli Politikalarınız, bu işe ayıracak bütçeniz ve dünya devleti olma hedefleriniz yoksa bu birlikler pentlatlon yapmaktan ve tatbikatlar düzenlemekten başka bir görev icra etmezler.
Tüm bunların yanında bu görevler %50 entellektüel %50 askeri eğitim içeren görevler niteliği taşır. Operasyon alanlarınızı çok iyi tanımak, yerel halkla geçmişten gelen bağlara ve ilişkilere sahip olmanız gerekir. Bu ilişkileri politikalarınız doğrultusunda zekice ÖK güçleri ile yönlendirirsiniz.

SSCB dağıldığında ortaya çıkan süreci ve tabloyu hepimiz biliyoruz. Bu ülkelerden birisinin liderinin (devrik lider, kim olduğunu anladınız) yaşamını yitirmeden bir kaç yıl önce yemekli sohbette bana dediğini aynen yazıyorum. “Türkiye Cumhuriyetinin bu süreçte Türk Cumhuriyetlerine ayıracağı 10 Milyar doları olsaydı. Bu tablo asla böyle olmazdı.” (Bu siyaset adamı özetle Türk Cumhuriyetlerindeki ÖK ve ÖK dışı operasyonlar için ayrılacak parayı kastediyor.) Batan Bankalardaki paraları düşündüğümde maalesef içim sızlıyor.

Açıkçası bu bilgiler ışığında söyleyebilirim ki bordo bereliler hakkında söylenenler hiç de efsane değiller, ben onları Red Alert oyunundaki Tanya’ya benzetiyorum

Bordo bereliler’in kullandıkları keskin nişancı(sniper) tüfeği Barret M82 olarak biliniyor ama araştırmalarım sırasında şöyle bir bilgiye ulaştım.

Geçtiğimiz hafta televizyonların haber bültenlerinde Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın düzenlediği tatbikat gösterildi. Bu önemli bir haberdi, zira (bildiğim kadarıyla) bu birlik ilk kez basın karşısına bu denli açık bir şekilde çıkıyordu. Tatbikattan sonra birlik mensuplarının kullandığı silah ve teçhizatın sergilendiği alanın Genelkurmay Başkanı tarafından incelenmesi gösterildi. Burada bir yerde, bir subay Org. Hilmi Özkök’e (biraz da heyecanlı bir şekilde) kullandıkları bir keskin nişancı tüfeğini tanıttı. Bu benim özellikle ilgimi çekti, çünkü keskin nişancı tüfeklerine büyük ilgim var ve daha önce hiç böyle bir silah görmemiştim. Televizyondaki spikerden anladığım kadarıyla adı “M2000 International” idi ancak subay tüfeği “M200” olarak tanıttı. Hemen bilgisayarın karşısına geçtim ve 1-2 saatlik bir araştırma sonucu bu çok ilginç tüfekle ilgili bilgilere ulaştım. Bunları sizinle paylaşmak istiyorum:

Herşeyden önce tüfeğin tam adı “Intervention Model 200 Military” (International değil!). Üretici firmanın adı CheyTac. 408 kalibrelik Cheyenne Tactical adı verilen son derece gelişmiş bir mühimmat kullanıyor. Pek çok farklı kaynak bu tüfeği şu anda dünya üzerindeki en etkili ve modern keskin nişancı tüfeği olarak tanımlıyor. Bunun sebebi olarak tüfeğin şu özellikleri gösterilebilir sanırım:

Tüfek bir başka platform baz alınarak geliştirmiştir. İyi ve hassas bir tüfektir ama CheyTac’in icadı değildir. Bu sniper sistemini asıl önemli kılan tüfekten çok .408CheyTac fişeğidir. Balistik katsayısı (BC) 0.9’un üzerindedir. Mühimmatın tasarımcısı ve ilk üreticisi ise Lost River Ballistics firmasıdır.

Bu silahın kullanıcısı ABD ve Türk Silahlı Kuvvetleridir.

Türkiye’de ÖKK tarafından anti-materyal amaçlı olarak MAK timlerine verilmiştir. İlk alındığında 2 adetti, sonrasını takip etmedim. Bu iki M200 üzerine Leupold dürbün alınmıştı, Nightforce değil. Susturucu B+T firmasından gelmişti. Susturucu üzerinde Carbon-X kumaştan kılıf vardır. Kılıfın görevi aşırı ısınan susturucuyu IR gözetleme sistemlerde aydınlık nokta olmaktan çıkarmaktır.

1. .408 Cheyenne Tactical mühimmatın etkili menzili yaklaşık 2400 metre. Bu inanılmaz menzilin sebebi üretici firmanın (CheyTac) geliştirdiği “Balanced Flight Theory” isimli tasarım yöntemi. (Balistik üzerine derin bilgi sahibi değilim ancak bu teori, mühimmatın lineer ve rotasyonel sürüklemelerinin dengelenmesine ve dolayısıyla spin, sapma gibi sonuçların yok edilmesine dayanıyor)

2. Tüfek üzerinde son derece gelişmiş optik ve elektronik ekipman bulunuyor. Bunlar:

a. Night Force 5.5-22 X 56 NXS Dürbün
b. PVS-14 III. nesil gece görüş dürbünü
c. Kızılötesi hedef işaretleme cihazı
d. Kestrel 4000 mini meteoroloji bilgisayarı
e. Advanced Ballistic Computer (ABC) – balistik bilgisayarı. Bu el bilgisayarı, hedefin koordinatlarından, dünyanın dönüşünden kaynaklanan Coriolis ivmesine kadar pek çok veriye erişim olanağı sağlıyor
f. OPSINC susturucu sistemi. Bu sistem namlunun atış esnasında yaydığı ısıyı emiyor, sesi minimuma indiriyor, ayrıca özel kumaştan yapılmış ve susturucuya sarılan bir kaplama da namlunun parlamasını engelliyor.

Firmanın iddiasına göre, bu tüfekle dünya standartlarının altındaki bir atıcı 1 mil mesafeden rahatlıkla ve büyük hassasiyetle hedefini vurabilir. Bu gerçekten büyük bir şey, çünkü bu silahın dahil olduğu büyük kalibreli-uzun menzilli keskin nişancı tüfeklerinde 1500-1800 metrelik bir menzil başarı sayılıyor. (Örneğin Rusya’nın geliştirdiği OSV-96 tüfeğinin 1800 metrelik menzili epey sükse yaratmıştı)

Televizyonda Org. Hilmi Özkök’e bu tüfeği tanıtan subay, bu tüfeğin dünyadaki tek kullanıcısının Türk Ordusu olduğunu söylemişti. Bu bilgiyi doğrulatmak için üretici firma ile temasa geçtim ve beklediğim gibi bir bilgi vermediler. Yalnız şu bilgi belki bir fikir verebilir: Internet sitesinde 2001 yılından sonra üretilen 3 tüfeğin askeri testler için kullanıldığı, 11 tüfeğin satıldığı yazıyordu. Eğer ABD henüz bu tüfeği satın almadı ise, bu 11 tüfek büyük ihtimalle Türkiye’ye gelmiştir.

Yunan gazetelerinde bu silaha sahip olduğumuz şeklinde haberler de çıkmış.
Yunan gazeteleri, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin elinde 11 adet çok özel KESKİN NİŞANCI silahı olduğunu yazdı

– Yunanistan’ın Elefteros Tipos gazetesi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin elinde 11 adet yaklaşık 2 bin 280 metreden nokta atışı yapabilen CheyTac M200 Intervention Military keskin nişancı silahı olduğunu öne sürdü.

Yunanistan, Türkiye’nin elinde olduğu öne sürülen 11 adet keskin nişancı silahı için alarma geçti. Ülkede yayımlanan Elefteros Tipos gazetesinin haberinde, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin elinde, ‘asimetrik’ faaliyetlerde sınırsız yetenekler sağlayan çok pahalı bir süper silah olduğu ifade edildi. Habere göre, Yunanistan Savunma Bakanlığı yetkilileri, Türkiye’nin elindeki silahla ilgili inceleme başlattı. Konuya ilişkin hazırlanan üst düzey bir raporda da Türkiye’nin pusudaki nişancılar için mevcut silahlara nazaran çok daha yüksek yetenekli yeni bir silah elde ettiği belirtildi.

‘Intervention 200 Military’ adlı silahın menzilinin 2 bin 500 yard (yaklaşık 2 bin 280 metre) olduğu ve bu mesafeden nokta atış yapabilme yeteneğine sahip olduğu kaydedildi. Silahın kullandığı mühimmatın diğer silahlardan farklı olarak bir milden fazla mesafede süpersonik hızda uçuş yapabildiği ifade edildi.

Raporda ayrıca, bin 500 metreden fazla olan mesafelere nişan almak için dünya çapında yetenekli bir nişancı olmak gerekli iken, söz konusu silahla 100 metre mesafede elde edilen netice bin 500 metreden sağlanıyor. Amerikan piyasasındaki fiyatının 11 bin dolar olduğu ve dünyada sayılı üretildiği vurgulanan silahlardan 11’inin Türkiye’nin elinde olduğu iddia edildi.

Öte yandan, Yunan Silahlı Kuvvetleri de Türkiye’nin sahip olduğu ifade edilen silaha karşı tedbir geliştirmek için kolları sıvadı. Yunan Savunma Bakanlığı’nın, ABD Savunma Bakanlığı’nın İleri Savunma Programları Teşkilatı’nın Irak’ta pusudaki nişancıların yerini belirlemek için geliştirmekte olduğu bir sistemin peşinde olduğu belirtildi. Yunanistan’ın peşinde olduğu sistemin; CO2 Lazer bir ışın sayesinde insanların yerlerini tespit ettiği biliniyor. Rus ve İsrail piyasasında da keskin nişancılara karşı geliştirilmiş sistemlerin olduğu varsayılıyor.


2 gün önce DISCOVERY CHANNEL da Ultimate Sniper adlı belgesel yayınlandı teknik detaylara fazla girmeseler de sonuçta izleyicileri normal insanlardı onun için çok önemli değil bu belgesel sonuna doğru dünyadaki sen iyi 10 sniper silahına puanlama yapıldı bence belgeselin en güzel yeri burasıydı bu belgeselin her ne kadar Youtube’da bir kısmı olsa da satışta olan cd si de mevcut (yurtdışında) aynı isimli kitabı da Dünya’da çok meşhur konuyla ilgili arkadaşlar zaten bilirler bu kitaptan sizlere alıntılar sunacağım keyifli okumalar dilerim….